İş Yerinde Mutlu Olmak Mı?

isyerinde-mutlu-olmak-mi

İş yerinde mutlu olmak üzerine bir çok makale okudum ve sonuç yine fiyasko çünkü iş ortamı yazılanlardan ibaret değil! Haydi gelin iş yeri mutlu olmak üzerine kurulu düşüncelerime göz atalım…

Uzun zamandır finans sektöründe farklı pozisyonlarda müşterilere hizmet vermekteyim. Yaklaşık bir buçuk yıl gibi bir süre öncede memlekete istediğim tayin sebebi ile artık sabitlenmiş bir şekilde görevim satmak, satmak, satmak ve yine satmak… Beş yılı geçik süredir finans sektöründe yaptığım tek şey bu. Sonu bucağı olmayan hedefler içerisinde kaybolmuş ben. Dışarıdan bakıldığında güllük gülistanlık ancak içerisi bir cehennem.

Bu kadar stres haliyle beni yaptığım işten soğuttu ve hiç bir şeyden tat alamadığım bir bunalım içerisinde hayat sürmeme sebep oldu. Bu durum beni o kadar rahatsız ediyordu ki bende bundan kurtulmak adına küçük bir araştırma ile iş yerinde mutlu olmak adına  çözümler aramaya başladım. Ve hatta bunun ile ilgili bir yazı kaleme almıştım. ( Bkz. İş Yerinde Mutlu Olabilmek Için 3 Öneri )

Bu yazıyı kaleme almadan önce yukarıda linkini paylaştığım ” iş yerinde mutlu olmak için 3 öneri ” başlıklı yazımı okudum ve sadece güldüm… Çünkü sadece laftan ibaret olan kelimelerin bir araya gelmesi ile olmuş cümlelerden ibaret. Gerçeklik payı yok! Diyeceksiniz o zaman neden zamanında yazdın yayımladın ve insanları yönlendirmeye kalktın. Ona da cevabım çocukluk işte…

Hazırladığım yazımda;

  • Yardımsever olun!
  • Arkadaşlarınızla sosyalleşmeye çalışın.
  • Çalışma ortamını kendinize göre ayarlayın.

Şeklinde üç başlık altında toplamışım ve sizlere aktarmışım. O zamanlar belki benim için etkili olan bu yöntemler artık sadece bir mutsuzluktan ibaret gibi bir şey olmuş durumda. Nedenini de açıklayayım;

  • Yardımsever olun;

Evet böyle bir madde ilk okunduğunda çok güzel. Mutluluk kaynağı gibi gözüküyor ancak aslında öyle değilmiş. Sen yardım ettikçe enayi yerine konulmak ve işlerin hepsinin üzerine kalmasına sebep olmaktan başka bir şeyden ibaret değil.

+ Kısa bir örnekle açıklayayım mı?

Ben bankacıyım ve her ay bana gerçekleşmesi mümkün olmayan hedefler sonrasında bu hedefleri yaparken verdiğin ürünlerin müşteriler tarafından kullanılmasını sağlama gibi görevler verilir.  Bu hedeflerden bir tanesini örnekle ve iş yerinde yardımsever olunduğunda sonuçları ile başınıza neler gelebileceğini sizlere aktarayım.

Aylık belli sayıda ” pos ” hedefimiz var. Geçtiğimiz aylarda ben hedefimi doldurdum ve şubedeki açık sebebi ile esnaf ağabeyleri güç bela ikna ederek şubenin pos hedefi için ( benim hedefim dolmasına rağmen ) pos sattım.  ( Not : bizde verdiğin ürünü müşteri bir ay içerisinde kullanması gerekiyor. ) Ve sattığım bu posu hedefi tutmayan birine verdim. Sonra aradan bir ay geçti müdür şubede bağırıyor…

Bu pos neden kullanılmadı! Kim yaptı bu posu!

+ Cevap;

– blog yazarı. Ne kadar güzel değil mi?

Posu güç bela ver. Satışını başkası girsin ama pos kullanılmadığı zaman satışı giren üstlenmesi gerekirken posu veren fırçayı yesin. Bu ve bu gibi daha bir çok sebepten iş yerinde bana göre fazla yardımsever olmamak lazım. Sonucu hep hüsran…

Gelelim diğer bir madde olan;

  • Arkadaşlarınızla sosyalleşmeye çalışın.

Bu sadece iş yerinde değil her anımız için sosyalleşmek insanı mutlu ve motive eden şeylerin başında geliyor. Ancak herkesin bir birinin kuyusunu kazdığı yüzüne karşı gülünüp arkandan tonlarca laf söylendiği bir ortamda bunu yapmak gerçekten insanın içinden gelmiyor.

+ Kısa bir örnekle açıklayayım mı?

Yukarıda da dediğim gibi ben işinden soğumuş akşam olsa da evime gitsem bir önce aklımda ki planlar otursa da işimden istifa edip kurtulsam hayalleri ile yaşama ümidi besleyen bir bankacıyım. Sosyalleşmek? Yüzünüze gülüp arkanızdan sizi kötüleyen insanlarla bunu yapmak mümkün değil. Defalarca şahit olduğum bir örnekle devam edeyim…

Herkes birbirinin üzerine işleri paslar, olursa o işi kendisi yapmış olur olmazsa da o iş senden kaynaklı olmamış olur. ( Bu her yerde muhakkak böyledir. ) Bizde de böyle. Diyelim ki müdür bir görev verdi iki kişiye. Yanında ki senden mevki olarak üstünse direk o ( lanet görevi ) sana paslar ve kendisi telefonu ile oynar. Ve akşam olur müdür telefonla arar sonuç ister. Tabi senin üstünde o kadar iş yükü var ki sen fırsat olup o verilen göreve bakamamışsındır. Ama arkadaşın seni korumak yerine gider arkandan seni kötüler. Sonra müdür arar fırça basar, fırçayı yedikten sonra arkadaşın gelir seni savundum ama müdür beni dinlemedi der.

Peki bunun böyle olduğunu nereden biliyorum ?

Defalarca şahit oldum. İşte buradan biliyorum. Evet dostlar ben böyle bir ortamda çalışırken ” iş yerinde mutlu olmak mı ? ” sorusuna sadece gülüp geçiyorum. Ekmek parası diyerek görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıp alnımın akıyla evimin rızkına haram sürmemeye çalışıyorum.

Bankadan gelen para zaten haram sen evine helal götürmüyorsun onda bereket olmaz diyebilirsiniz. Evet gerçekten de bereket yok ama helalinden kazanıyorum çünkü hafta sonu dahil hiç bir günüm işimi düşünmeden geçmiyor. Sonu bucağı olan hedefler… bunları düşünmemek mümkün değil…

Dışı seni içi beni yakan meslek bankacılık…

Peki ya sizin için ” iş yerinde mutlu olmak ” neden ibaret?

2 Yorum

  • İş yerinde mutlu olmak kesinlikle mümkün değil. Anlattığınız suçu yıkan tipler, Yardımsever olanı enayi yerine ileri zekalılar hemen hemen her yerde var. Bunlarla nasıl mutlu olunur?

    O yüzden iş yerinde verilen görevi yapıp bir tık performansın üstüne çıkılması bizi mutlu etmek zorunda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir